Yakup GÜLAÇTI (Emekli Öğretmen)

Tarih: 22.02.2026 18:54

Komisyonun Raporu

Facebook Twitter Linked-in

Komisyonun Raporu
   Terörsüz Türkiye kapsamında kurulan “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi
Komisyonu” ortak raporunu oluşturdu ve oylanarak kabul edildi…
Raporda ilginç bulduğum, rapora hiç yazılmamasını düşündüğüm konular üstünde
durmak istiyorum. Raporun 7. Maddesindeki “DEMOKRATİKLEŞME İLE İLGİLİ ÖNERİLER”
bölümünde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM)
Kararlarının uygulanması konusunda mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiği yazıyor.
Bir yurttaş olarak ben de soruyorum: Anayasamızda AHİM ve AYM kararlarını uyulma
zorunluluğu yazılıyken neden uyulmuyor?
Hasta ve yaşlı tutuklu ve hükümlüler için yaşam hakkının her hakkın üstünde olduğu
belirtiliyor. Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun hak ve özgürlükleri genişletecek ve
hakkın özünü muhafaza edecek şekilde yeniden düzenlenmesi öneriliyor.
Kamuoyunu meşgul eden davalardaki tutukluların, hastaneyle cezaevi arasında
gezdirilmesine ne demeli?
“Şiddet içermeyen hiçbir fiilin terör suçu olarak nitelendirilmemesi, ifade özgürlüğü
kapsamında eleştirilerin terör suçu sayılmaması gerektiği, basın ve yayınla ilgili kanunlar
gözden geçirilmesi, Anayasa’dan kaynaklanan idari vesayet yetkisinin demokratik toplum
gereklerine uygun olarak kullanılması; başkanın kanunda yer alan sebeplerle görevden el
çektirilmesi durumunda sadece belediye meclisi tarafından seçim yapılması hususunda
mevzuatın düzenlenmesi önerilmektedir.”
    Basın üzerindeki baskılara ve şiddet içermeyen protestolara karşı tahammülsüzlüğü
nereye koyacağız. Şiddet içermeyen toplantı ve gösterilere katılanlara terörist muamelesi
yapılması, tutuksuz yargılamanın esas alınmaması, görevden el çektirilen belediye
başkanlarının yerine kayyım atanması demokrasiden yana olanların karşı çıkması gereken
konular olarak karşımızda duruyor.
Demek ki demokratikleşme sorununun büyük bir çoğunluğu yasalardan değil
uygulamalardan kaynaklanmakta.
Komisyon, AİHM ve AYM kararlarına uymayanlara, gösteri ve toplantı kanunundan
belirtilen haklarını kullanmak isteyenlere engel çıkaranlara ne yapılması gerektiğini
belirtmeliydi.
   Mevcut anayasamızdaki temel hak ve özgürlüklerin kullanılmasının engellenmesine
yönelik uygulamalarda bulunan kamu görevlilerine yaptırımların getirilmesi gerekliliği
yazılmalıydı bu rapora.
Kamu görevlilerinin, gücü iktidardan değil yasalardan alması gerektiği özellikle
vurgulanmalıydı
    Oysa komisyon, konuyu dolandırıp anayasa değişikliği gerektiğine toplumu inandırmaya
çalışıyor. Anayasa değişikliğini kimlerin neden istediklerini toplum bilmiyor mu sanıyorsunuz?
Bu ülkenin anayasa sorunu yok. Demokrasinin önündeki en büyük engel, mevcut
anayasaya uyulmaması olarak görünüyor.
Barış ve demokrasiyi güçlendirmek için, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda olduğu gibi
kuvvetler ayrılığına dayalı, demokratik, laik, sosyal hukuk devletini yeniden inşa etmekten
başka bir çözüm yolu görünmüyor.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —