Cengiz CEYLAN(Eğitimci Yazar)

Tarih: 01.03.2026 16:14

"İSTİKBAL GÖKLERDEDİR"

Facebook Twitter Linked-in

"İSTİKBAL GÖKLERDEDİR"

İnsanlık tarihi boyunca vatan müdafaası, toprağın üzerinde verilen kutsal bir mücadeleydi. Eskiden cepheler sadece toprak üzerinde kurulur; zaferler süngüyle, kılıçla, topla ve tüfekle, göğüs göğse çarpışarak kazanılırdı. Ecdadımız, istiklal mücadelesinde bir karış toprak için canını siper ederken, savaşın kalbi yerin tam üstünde atıyordu. 

Artık zaman değişti; harp meydanlarının sınırları topraktan bulutlara, bulutlardan uzay boşluğuna taştı.

Bundan tam bir asır önce, havacılığın henüz emekleme aşamasında olduğu bir dönemde Gazi Mustafa Kemal Atatürk, "İstikbal göklerdedir; çünkü göklerini koruyamayan uluslar, yarınlarından asla emin olamazlar" diyerek gelecekteki savaşların artık sadece karada değil, göklerde kazanılacağını muazzam bir öngörüyle ilan etmişti. 

Bugün İran-İsrail geriliminde şahit olduğumuz üzere; artık ordular karşı karşıya gelmeden önce gökyüzünde bir irade savaşı veriliyor. İHA’ların, SİHA’ların ve füzelerin havada çarpıştığı bu tablo, gökyüzünde zayıf olanın yer yüzünde varlık gösteremeyeceğini kanıtlıyor.

Geçmişin o "cephe" kavramı artık tarih kitaplarında kaldı. Günümüzde savaşlar, tankların karşı karşıya geldiği meydanlarda değil, bulutların üzerinde ve uzay boşluğunda kazanılıyor:

Türk Havacılığının Gurur Tablosu: İHA ve SİHA'lar

Atatürk'ün çizdiği yolda bugün Türkiye, dünya harp literatürünü değiştiren bir güç haline gelmiştir. Kendi imkanlarımızla geliştirdiğimiz Bayraktar TB2, AKINCI, ANKA ve KIZILELMA gibi sistemlerimiz, bugün Mehmetçiğimizin sahadaki en büyük gücüdür. Bu araçlar sayesinde operasyonlar havadan yönetilmekte, tehditler karaya inmeden bertaraf edilmektedir. Bu başarıda imzası olan mühendislerimizi ve bu vizyoner kadroları takdirle selamlıyoruz.

Özal’ın Vizyonundan Uzaydaki Gücümüze: Uydular

Göklerdeki egemenliğimiz, uzaydaki sessiz bekçilerimizle perçinlenmektedir. Türkiye’nin bu yoldaki büyük yürüyüşü, merhum Cumhurbaşkanımız Turgut Özal’ın dünyadaki teknolojik değişimi okuyan hamleleriyle başlamıştır. Özal’ın temellerini attığı Türksat serüveni, bugün ülkemizi kendi uydusunu üreten dünyadaki sayılı güçlerden biri yapmıştır. Uzaydaki bu devasa mekanizmalar, artık modern yaşamın sinir sistemidir:

Sonuç olarak: Göklerde Varsak, Gelecekte de Varız

Bugün kendi uydusunu fırlatan, kendi insansız hava araçlarını üreten ve uzayda söz sahibi olan Türkiye, tam bağımsızlığını perçinlemektedir. Kara savaşlarının yerini yüksek teknolojiye dayalı hava saldırılarına bıraktığı, internetin ve ekonominin uydulara emanet edildiği bu çağda, "İstikbal göklerdedir" sözü her zamankinden daha gür bir sesle yankılanmaktadır. Göklerine hâkim olan bir millet, sadece toprağını değil, geleceğini de koruma altına almış demektir.

Cengiz Ceylan 

Eğitimci Yazar

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —