ESKİ CAHİLİYE’DEN MODERN CAHİLİYE’YE
Gün geçmiyor ki yeni bir kadın cinayetiyle sarsılmayalım. Daha dün Gebze’de bir kadın öğretmenimizin vahşice hayattan koparılması, toplumsal bir çürümenin resmidir. Bugün sormamız gereken soru şudur: "İslam öncesinin o karanlık 'Cahiliye' zihniyeti sahiden geçmişte mi kaldı, yoksa modern dünyada sadece kılık mı değiştirdi?"
İslam inancına göre cahiliye; sadece okuma-yazma bilmemek değil, topyekûn bir değerler yitimidir. Günümüzde değişen sadece zaman ve mekândır. Değişmeyen ise; bir yandan inançlı kesimi "cahil", inancına uygun yaşamayı "gericilik" diye yaftalayan, diğer yandan savunmasız insanları hedef alan o köhne zihniyet; aslında gerçek "gericiliğin" ta kendisidir.
Oysa İslam; "Oku!", "Öğren ve öğret!" emriyle bilgiyi şart koşarken, bu bilgiyi ahlaktan koparan her zihniyet cahiliye saflarındadır. Bizim mücadelemiz okuma-yazma bilmeyenlerle değil; bilgiyi ahlak, vicdan ve hikmetle taçlandırmayan modern cehaletledir. Bilgiye sahip olup da onu zulüm için kullanmak, kendi devrinde "bilge" sayılmasına rağmen hakikate direndiği için tarihe "cehaletin babası" olarak geçen Ebu Cehil zihniyetiyle aynı safta buluşmaktır. Asıl "gericilik"; bin yıl önceki vahşet ruhunu bugün modern elbiselerle gizlemektir.
Ancak özeleştiri yapmaktan da kaçınmamalıyız. Cahiliyenin en tehlikeli yüzü; İslam'ın nezih çehresini kendi hırslarına maske yapıp, her türlü adaletsizliği mübah gören zihniyettir. Kendini inançlı gösterip; kul hakkı yiyen, emanete hıyanet eden ve dini değerleri şahsi menfaatlerine kılıf yapanlar, aslında o cahiliye ruhunu bugün de yaşatanlardır. Unutulmamalıdır ki; İslam sadece dildeki bir iddia değil, hayattaki dürüst ve merhametli bir ahlaktır.
Zihinsel Putlar ve Sosyal Medya
Eski cahiliyede insanlar taştan putlara tapardı; bugün zihinlerde daha devasa heykeller dikili. Para hırsı, statü tutkusu, sosyal medya bağımlılığı ve "elalem ne der" korkusu modern insanın yeni kutsalları oldu. Kudreti Allah'tan değil; eşyadan, ekrandaki beğenilerden ve sahte güçten ummak, cahiliyenin güncel kılıfıdır.
Kadın Cinayetleri: Modern Vahşet
Bugün şahit olduğumuz kadın cinayetleri, o ilkel karanlığın en kanlı yüzüdür. Dün kız çocuklarını "kabile gururu" adına toprağa gömen eller ile bugün "ya benimsin ya toprağın" diyerek kadınlara kıyan eller aynı zehirli pınardan besleniyor. Rabbimiz, masum bir cana el uzatanlar için hükmünü net vermiştir:
"Kim bir mümini kasten öldürürse, cezası cehennemdir..." (Mealen; Nisâ, 93)
Sonuç
Nasıl oluyor da İslam’ın "can dokunulmazlığı" gibi evrensel ilkeleri, dünyanın pek çok yerinde hukukun ve yaşam kültürünün temel taşı haline gelmişken; bizim coğrafyamızda kadınlarımızın canı yanmaya devam ediyor? Cahilliği okuma-yazma bilmemek, modernliği ise sadece kıyafet sanmak en büyük yanılgımızdır. Öz değişmedikçe, cahiliye sadece kostüm değiştirir. Bu karanlığı ancak İslam’ın adalet ve merhamet ilkeleri aydınlatabilir.
Zira Mâide 32'de buyurulduğu gibi: "...Kim bir kimseyi öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur."
Cengiz Ceylan
Eğitimci Yazar