Hüsamettin AKSUNGUR(E.Maarif Müfettişi)

Tarih: 04.03.2026 20:12

EĞİTİMDE ŞİDDET (ÖĞRETMEN CİNAYETLERİ)

Facebook Twitter Linked-in

EĞİTİMDE ŞİDDET (ÖĞRETMEN CİNAYETLERİ)

    Çekmeköy'de okulda bir öğrenci tarafından bıçaklanarak öldürülen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmeni Fatma Nur Çelik’in daha önce fail hakkında “Can güvenliğimiz yok” diye haykırmış Öğretmenimiz 'sıradaki biz olabiliriz' diyerek katilinin adını bir yıl önce bildirmiş. Fatma Nur öğretmen Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu çığlığı duyması için daha ne yapmalıydı, aslında ciddiye alınmayan bir çığlığın hepimizin vicdanında yankılanması gerektiğini gösteriyor. Önce BİMER ve CİMER uygulamasıyla sistem içinde öğretmenleri feci şekilde yıldırdılar.  Öğretmenler,  öğrencilere sesini dahi yükseltemez hale geldiler. “Ödevini niye yapmadın” sorusu bile çocuğun psikolojisi bozuldu gerekçesiyle soruşturma konusu edildi! Öğrenciye düşük not verme öğretmenin haddine miydi? Milyonlarca yazının kimliği belirsiz dilekçe, bir tuşla BİMER veya CİMER üzerinden vilayetlere yağdırıldı. Sudan sebeplerle müfettişler karşısında saatlerce ifade veren öğretmenler, sınıfta huzuru bozan, derse geç gelen, şımartılmış, saygısız, öğrencilere “edepli ol” , “terbiyesizlik yapma” dediği için disiplin cezaları aldılar.  

    Sınıfta otoritesinin sarsılması karşısında taviz vermeyen, dik duran öğretmenler okul çıkışında saldırıya uğradılar. Sonra öğretmenler haklı olarak içe kapandılar, sadece mesaiyi tamamlayıp memuriyetin asgari gereklerini yerine getirmeye başladılar. Yıllarca doğu ve güneydoğuda teröristler öldürdü savunmasız, dağ başlarında görev yapan öğretmenleri!  Şimdi o teröristlerin şehirlerdeki uzantıları katlediyor! Beyler, bu açıkça terör suçudur! Devlet okulda öğretmen, karakolda polistir. Bu Devlete karşı işlenmiş bir suçtur! Kimse bu katilleri “çocuk” diye okutmasın bize!. Çocukların ruh sağlığı süreçlerini ciddiye almayan, devlet okullarındaki güvenlik mevcudiyetini okul aile birliğinin insafına bırakan, şiddeti sıradanlaştıran bir düzende ne kadınları ne de çocukları koruyabiliriz. Aileler olarak pedagojik sorumluluğumuzu kavramak, devlet olarak önleyici sosyal politikaları güçlendirmek bir zorunluluktur. Okullar şiddetin değil bilimin yuvasıdır. Öğretmenler derse girerken ölüm korkusu yaşamamalıdır. Eğer bir eğitimci, görev yaptığı kurumda “Can güvenliğimiz yok” diyorsa ve buna rağmen önlem alınmıyorsa, burada ağır bir ihmal vardır. 

     Okullarda artan şiddet vakaları uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Bu saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması gerekmektedir. İhmali bulunanlar tespit edilmeli ve sorumlular hesap vermelidir. Gelecekte benzer vakaların yaşanmaması için bu acının üzeri örtülmemelidir. Anne ve babayı suçlama yerine Televizyon dizilerine bakın zaten eğitim düşük yayınlanan dizilerin hepsinde silah, kılıç, kama, bıçak mafya vari filimler var. Bunları engelleyin hep şiddet içerikli diziler önce bunlara el atmak lazım.  Okulda şiddet uygulayan çocukların büyük çoğunluğu ev ortamında ya da doğrudan şiddete maruz kalıyor ya da bu şiddetin en yakın tanığı oluyor. Her şeyi yüzde sekseni şiddeti sorun çözme aracı olarak görüyor. Bunun yanında son günlerde sokaklarda yaşı küçük çocukların kavga ettikleri ve çeşitli haraç çetelerinin tuzağına düşerek iş yerlerini kurşunladıkları da göz önünde bulundurulmalıdır.   Bütün bunlara topyekûn bakıldığında ülkenin gençliğinin ne hale geldiğini kaygı ile izliyoruz.  Hükümet yetkileri bu duruma bir çare bulması gerekiyor. Geride kalan gözyaşları içinde kalıyor. Suç işleyen çocuk bile olsa artık ceza indiriminden yararlanmamalıdır. Yazık oldu öğretmenimize bugüne kadar kaç öğretmenimiz bu biçimde hayatları son buldu. Genç yaşlarında bunların hesabını nasıl vereceğiz acaba.  Dönün kendinize başınızı yastığa koyduğunuzda gerçekten doğru dürüst huzur buluyor musunuz? Yanık sesi ve tertemiz yüreğiyle gök kubbeye hazin nağmeler bırakan Fatma Nur öğretmene Tanrı’dan rahmet, yaralı öğretmen ve öğrencimize acil şifalar diliyorum. Okullarda kol gezen çocuk görünümlü katilleri lanetliyorum… Başımız sağ olsun.

 

                                                            

                                                                                                            Hüsamettin AKSUNGUR

                                                                                                            E. Maarif Müfettiş

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —