BİLGİ ŞAKAR/ BOZKIRDA BİR KARDELEN İSİM
Ben gölgeydim,
Yoktu ki cismim.
Sen ol demeseydin,
Anılmazdı ismim.
"Avaz" kitabımdan
Güzel ülkemizin serhat şehri Erzurum'un çigdemlerin baş verdiği bozkırın sarı renginin üstüne göğün mavisinin düştüğü, ne sıcak ne soğuk bir yaz gününde kerpiç duvarlardan bir ses yankılandı. Gözleri bal köpüğü teni tıpkı doğduğu topraklar gibi esmer bir kız çocuğu ciğerleri yana yana ilk nefesini içine çekti. Bu bozkırda doğan çocuklar işten güçten fırsat olunca ancak nüfusa kaydedilirdi. Bu yüzden doğum tarihlerinin çoğu yanlıştı.
O daha küçücük bir çocukken annesinin şefkatli kollarından ayrılmış ve annesinin ebediyete uğurlamıştı. Annesinin yokluğu onun iç dünyasında derin acılar açmış ve kardeşleriyle hayata tutunmaya çalışmıştı.
Daha sonraki yıllarda kendisinden büyük abisiyle ikiz denilerek bir şubat günü nüfusta kaydı tutulmuştu. Bu işin tek güzel yanı adının Bilgi konulmasıydı. O gün bugündür o ismin anlamı adeta onu kuşatmış ve etkisi altına almıştı. İlkokul, ortaokul, lise derken doğunun gözbebeği olan Atatürk Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nin kapıları ona açıldı.
O öğretmen olacaktı. Ve biliyordu ki öğretmen olmak ebedi bir öğrencilikti.
Elinde kalem defter hem yazdı hem okudu. Öyle bir gün geldi ki artık bu yazdıklarının başka insanlara ulaşmasının olmazsa olmaz olduğuna karar verdi. Acıları, hasreti, özlemi, arayışı, yalnızlığı sinesinde büyüttüğü hayata dair her duyguyu mısralara döktü.
İlk kitabının adını yıllarca içinde haykıran sese uygun olarak "Avaz" koydu. Ardından "Düşer Ellerimden Kırılır Zaman" kitabı okurlarıyla buluştu. Çok geçmeden "Kırk Yamalı Yalnızlık" kitabı geldi.
Eğitimci olduğu için onun dünyasında çocuklar, çok önemli bir yer ediniyordu. Onlar için şiirler, hikayeler kaleme aldı.
" İyi yetiştirilmiş her çocuk bir şeref madalyasıdır." diyen ŞAKAR eğitimi ne kadar önemsediği bu sözüyle gösteriyordu.
İlk öykü kitabı "İyi Çocuk Fatih", çocukların en candan arkadaşı oldu. Ardından "Sayılar ve Harfler Ülkesi" geldi ve ülkemizin geleceği olan gül yüzlü çocukların ellerinde neşe içinde okundu.
Çiçeği burnunda yeni kitabı "Koza" onun içinde ördüğü kozadan çıkan binbir renkli kelebeklere ev sahibi oldu.
Yazmak hayata tutunmamın en iyi yoluydu onun için. Onun hayatı çocuk cıvıltıları ve kalem hışırtıları arasında geçen mavi yeşil bir dünyaydı.
En büyük tutkusu şiir olsa da o gazete ve dergilerde yazıyor. Büyük bir derginin editörlüğünü yaparken sosyal medyada edebiyatla ilgili bir programın da moderatörlüğünü yapıyor.
"Düşünmek en büyük eylemse yazmak da en büyük görevlerden biridir." diye düşünerek ömrünün son anına kadar kalemle dost kalacak olan Bilgi ŞAKAR kendisini 'Bozkırın Kardeleni' diye adlandırıyor. O bütün zorluklara rağmen var olmanın sancısını çekmiş, yönünü hep aydınlığa güneşe dönmüştür.

DÜŞER ELLERİMDEN KIRILIR ZAMAN
Kıyametler kopar ruh ülkelerinde
Gidenler dönmez olur seferlerinden
Renkler solup gider bahçedeki güllerden
Elini eteğini çeker üstümüzden zaman
Bebeğin kundağından kefen biçerler
Ya abıhayat ya zehir içerler
Kafile olur akrebin kıskacından geçerler
Güneş batar yıldızlar dökülür yorulur zaman
Kem söz ile incitme gönülleri
Karanlığa teslim olma yak kandilleri
At toprağa sen merhamet çıkaracak tohumları
Beklediğin baharları sana getirir zaman
Nefsin zindanında can çekişir insanlık her gece
Hâlâ çözülemedi ilk insana sorulan bilmece
Ruh ölümsüz beden toprağa karışınca
Sura üfürülürken dirilir zaman
Son bir günbatımı son bir nefes
Son bir kalp atımı son bir telaş
Artık ne acı kaldı ne de gözde yaş
Düşer ellerimden kırılır zaman
Siyah saçlarıma benzeyen gece
Ne kalıba girer ne sığar söze
Yıllar yılı etrafımızda örümcek ağı örer
Hazandaki sarı yaprak gibi savrulur zaman
Kâh bir bahar olur ömürde
Kâh bir dağ başına yağan kar
Doğan bir çocuğun avazında
Çığlık çığlığa bağırır zaman
Ne görür insan onu ne tutulur elle
Ne de gölgelerde kaybolup gider
Ne güneş kalır gökte ne ağaç yerde
Dudaktaki son nefeste halı gibi önüne serilir zaman
Elmas kadar parlaktır cam da
Lezzet arama ham meyvede
Şöyle bir bak geriye son kez ederken elveda
Bir cümleme bakar tir tir titrer sarsılır zaman"
"Düşer Ellerimden Kırılır Zaman" kitabımdan
VAZ MI GEÇELİM
Bizim denizimiz dalgalı diye,
Denizi sevmekten vaz mı geçelim,
Fırtınalar şimşekler var diye,
Gökyüzüne bakmaktan vaz mı geçelim,
Evet hep kırdılar umutlarımızı astığımız dalları.
Onlar kırdı diye umut etmekten vaz mı geçelim,
Gönlümüz sevdadan yapılmış bizim.
Vefasızlara rast geldik diye sevmekten vaz mı geçelim?
"Kırk Yamalı Yalnızlık" kitabımdan
ÇANAKKALE'Yİ HAYAL ET
Bir savaş hayal et çocuk bir savaş,
Vatanını savunmak için cepheye koşan bir millet düşün,
Özgürlük ateşiyle tetiğine basılmış bir tüfek,
Sayıları unut, rakamları bir kenara at çocuk.
Toplama, çıkarma işlemleri ne varsa unut gitsin,
Çarpma işlemi değil göğüs göğüse bir çarpışma düşün,
Bölme işleminden önce vatanını parça parça isteyen düşmanın adını belle,
Gözleri açık parçalanmış bedenleriyle
İki yüz elli bin canı bağrında misafir eden Çanakkale'yi hayal et.
Bu milletin adı Türk, burası Çanakkale.
Her bir civanmert kan kızılı toprağa düşerken,
Hava beyaz güller gibi kokacak,
Denizin tuz kokusu topraktaki kan kokusuna karışacak,
Toprak kefendi gökyüzü açık mezar.
Bir savaş hayal et çocuk bir savaş.
Askeri on beş yaşındaki çocuk.
Düşman azaldı sandıkça onlar çoğaldılar,
Her bir can şehit, her biri ayrı destan.
Bir savaş hayal et çocuk bir savaş.
Öyleki kurşun kurşunla vuruluyor.
El, ayak, baş dağa, taşa, ovaya saçılıyor.
Ölüm kusarken denizden zırhlılar,
Karada özgürlük can çekişiyor,
Özgürlük ateşi çocukları dahi kahraman yapıyor,
Ah çocuk benim yüreğim yanıyor, yüreğim.
Bir savaş hayal et çocuk bir savaş.
Unut dağı, taşı, coğrafyayı unut.
Sana anlatılan hikayeleri, masalları unut.
Bu savaş ki bir milletin özgürlük haykırışı.
Bir komutan hayal et çocuk bir komutan
Mavi gözlerinde hürriyet dalgalanan
Sarı saçları güneşi andıran
Bütün ömrünü bu millete adayan
Mustafa Kemal'i hayal et çocuk Mustafa Kemal'i
Oku ve öğren çocuk Türk Milletinin yaktığı özgürlük ateşini.
Oku ve haykır çocuk, dünyaya bu büyük kahramanlık destanını.
Çanakkale'yi hayal et çocuk Çanakkale'yi.

Bilgi ŞAKAR
"Koza" kitabımdan
Bilgi ŞAKAR
Eğitimci Şair Yazar