Menü Erzurumbirikim  Doğu'nun Dünya'ya Açılan Penceresi,Doğunun Sesi
Yakup GÜLAÇTI (Emekli Öğretmen)

Yakup GÜLAÇTI (Emekli Öğretmen)

Tarih: 22.03.2026 02:41

Barış Düşmanları

Facebook Twitter Linked-in

Barış Düşmanları
 

   İslam coğrafyası, semalarında füzelerin ve insansız hava araçlarının uçuştuğu bir

Ramazan Bayramı’nı geride bıraktı. Böylesi kutsal günlerde İslam alemine sevinç yerine

korku ve endişeyi yaşatan emperyal güçlerin karşısında birlik olamayanlar, yıllardır ABD’nin

yazdığı senaryonun figüranları olmayı sürdürüyorlar. Genelde monarşik rejimlerle yönetilen

İslam coğrafyasında halkın yönetimde söz sahibi olamamasının bunda en temel faktör

olduğunu da unutmamak gerekir. ABD de Orta Doğu’daki ülkelerde monarşik yönetimleri

tercih ediyor. Dikkat ederseniz ülkelerin rejimlerini değil yöneticilerini değiştirmeyi menfaatleri

için daha uygun görüyorlar.

    Barış ve kardeşliğin hakim olması gereken günleri, cenazeleri kaldırmakla, yangınları

söndürmekle geçiriyor Müslümanlar. Türkiye olarak bu savaşın tarafı değil arabulucusu

olmayı tercih etmemiz ülkemiz açısından çok önemli ve doğrusudur.

Akşamdan sabaha ne dediği belli olmayan Trump’ın, sırf İsrail’in çıkarları için İslam

coğrafyasının birbirlerine füzelerle saldırmasını seyretmekten zevk aldığını söylemesi

psikolojik açıdan sorunlu olduğunun kanıtı değil mi? Canım isterse bu savaşı bitiririm, canım

isterse yine bombalarız, gibi cümleler kullanması ondaki ruhi bozukluğun ispatıdır.

   Netanyahu’nun maşası durumuna düşen Trump, Avrupa ülkelerinden ve Nato’dan

destek görmeyince yine üst perdeden tehditlere devam ediyor. Velhasıl bu bozuk kişiliğin

dünyaya huzur vermeyeceği belli oluyor. Bunun asıl nedeni, iç siyasette Yahudi lobisine

ihtiyaç duyması ve ülke ekonomisinin silah sanayilerine bağlı olması. Ülke ekonomisinin

sürekli savaş malzemesi üreterek bir yere varamayacağını, çarkın dönmesi için üretilenlerin

tüketilmesi gerektiğini biliyor Trump. Bunun için de savaşları körüklüyor. Günün sonunda,

harcadıklarının tahsiline çalışacak ve ekonomisini diri tutmaya devam edecektir. Ekonomik

olarak kendine rakip gördüğü Çin’in ekonomisine zarar vermek için dünya petrol ticaretini

kontrol etmek istiyor. Şuna emin olun ki gerek Venezuela gerekse de Orta Doğu ülkelerinin

yeraltı zenginlikleri olmasa Trump dönüp onlara selam vermez.

   ABD’nin 32. Başkanı Roosevelt söyle demişti: “Cebir ve zor siyasetine dayanarak bir

esirler dünyası yaratmak isteyenler, bilsinler ki hürriyet ve demokrasi onu boğacak kadar

kuvvetlidir. Bu da yeni dünyanın eski dünyaya bir mesajıdır.” Roosevelt yaşıyor olsaydı

Trump gibiler Amerikan siyasetinde olmazdı. Bir türlü demokrasiye geçemeyen Orta Doğu

ülkeleri, seçildiğinden bu yana şiddetten beslenen Trump’ı beslemeye devam edeceklerdir.

Ekim’de İsrail’de, Kasım’da da ABD’de yapılacak seçimlerde ülke halklarının bu iki

zorbaya “dur” diyebilmelerini umuyor ve diliyorum.

Umarım sadece İslam aleminin değil bütün insanlığın barış içinde yaşayacağı, şeker

tadında bayramlara kavuşuruz. Bu da Trump’la mümkün olacağa benzemiyor.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —