SON SÖZ: TARİHİN BEYAZ SAYFASINDAKİ EBEDİ MÜHÜR: (Yazı Dizisi- 6)
Sarıkamış Harekâtı üzerine hazırladığımız bu altı bölümlük inceleme, bizlere askeri bir operasyonun ötesinde, bir milletin vatan sevgisiyle neleri göze alabileceğini bir kez daha göstermiştir.
22 Aralık 1914 sabahı başlayan o büyük yürüyüş, sadece Rus ordusuna karşı değil; dondurucu soğuğa, açlığa, hastalıklara ve imkansızlıklara karşı verilen bir varoluş mücadelesiydi.
Lojistik eksikliklerin, stratejik zorlamaların ve tabiat şartlarının amansız baskısı altında; 9. Kolordu Soğanlı Dağları’nda vakarla şehadete yürümüş, 10. Kolordu Allahuekber Dağları’nın zirvelerinde bir neslin umutlarını karların altına bırakmış, 11. Kolordu ise Aras Vadisi’nde bir kale gibi durarak ordunun onurunu muhafaza etmiştir.
Bu harekât sonunda ortaya çıkan tablo, rakamların çok ötesinde bir anlam taşır. Sarıkamış'ta sadece bedenler değil, binlerce yarım kalmış hayal, binlerce kavuşulmamış vuslat donmuştur. Ancak o dondurucu ayazda bile sönmeyen tek bir ateş kalmıştır: Tam bağımsız vatan aşkı. Bizlere düşen en büyük vefa borcu, bu beyaz şehadeti sadece hüzünle anmak değil, o yüksek ruhu ve fedakarlığı milli hafızamızda diri tutmaktır.
3. Ordu Sarıkamış Harekâtı Kesin ve Bütünleşik Analiz Tablosu
Birim Adı Bağlı Tümenler Harekât Başı Toplam Mevcut Harekât Sonu Esir Edilen Kalan Güç (Muharip) Kayıp Oranı (Zayiat) Şehadet Lokasyonu ve Temel Sebebi
9. Kolordu 17, 28, 29. Tümenler 28.584 ~6.000- 7.000 ~1.500 %95+ Soğanlı Dağları ve Sarıkamış Ormanları: Kitlesel donma ve kuşatma sonucu esaret.
10. Kolordu 30, 31, 32. Tümenler 40.784 ~500- 1.000 ~3.000- 4.000 %90+ Allahuekber Dağları Zirveleri:-45 derecede "beyaz ölüm" ve dondurucu tipi.
11. Kolordu 18, 33, 34. Tümenler 27.425 ~1.500- 2.000 ~8.500 %65- 70 Aras Vadisi ve Azap Hattı: Doğrudan Rus ateşi, ağır topçu ve göğüs göğüse süngü muharebeleri.
Müstahkem Mevki ve Menzil Lojistik ve Yerel Birlikler 21.500 - ~5.000 %75 Erzurum- Pasinler Hattı: Tifüs, dizanteri salgını, açlık ve ikmal yollarının kesilmesi.
GENEL TOPLAM 118.293 ~8.000- 10.000 ~18.000- 19.000 ~%85 3. Ordu'nun bütününde operasyonel kabiliyetin yitirildiği büyük imha.
Kolordu Bazında Net Analiz
9. Kolordu: Kuşatılan ve Yok Olan Birlik
Harekâtın merkezindeydi. Doğrudan Sarıkamış'a girmeye çalıştılar. Ancak 10. Kolordu zamanında yetişemeyince Ruslar tarafından kuşatıldılar. Kolordu Komutanı İhsan Paşa ve karargâhı Ruslara esir düşmüştür. Tümenler (17, 28, 29) neredeyse tamamen mevcudiyetini yitirmiştir.
10. Kolordu: Allahuekber Dağları'nın Trajedisi
En büyük asker kaybı bu kolorduda yaşandı. Hafız Hakkı Paşa'nın emriyle Rusları çevirmek için 3.000 metrelik Allahuekber Dağları'nı geçmeye çalıştılar.
30. ve 31. Tümenler: Dağ yolunda fırtınaya yakalandılar. Bir gecede on binlerce asker hiç kurşun sıkmadan donarak şehit oldu.
Sarıkamış önlerine ulaştıklarında ellerinde sadece birkaç bin bitkin asker kalmıştı.
11. Kolordu: Cephe Savunması
Bu kolordu dağları aşmak yerine Ruslarla göğüs göğüse çarpıştı. Bu yüzden donma vakaları diğerlerine göre daha azdı ancak ağır çatışma kayıpları verdiler. Harekâtın sonunda ordunun geri çekilmesini sağlayan (nispeten) ayakta kalmış tek güç buydu.
Kayıpların Nedenleri (Kısa ve Öz)
Lojistik Yetersizlik: Askerlerin üzerinde yazlık üniformalar vardı; çarıklar kar ve çamurda parçalandı.
İklim: Sıcaklık aniden -30°C ve altına düştü.
Hastalık: Tifüs salgını kalan askerlerin büyük kısmını kırdı.
Açlık: İkmal yolları karla kapandığı için askerlere günlerce yemek ulaşmadı.
Özetle: 118.000 kişiyle başlayan ordu, Ocak ayı sonunda yaklaşık 18.000 - 20.000 kişi kalmıştır. Toplam zayiat (şehit, esir ve ağır yaralı) 90.000 civarındadır. Rus kaynakları ise kendi kayıplarını 30.000 civarında belirtmektedir.
Sarıkamış Harekatı’nın en hüzünlü ve üzerinde en çok tartışılan konularından biri, sağ kurtulup Rus ordusuna esir düşen askerlerimizin akıbetidir. Kaynaklar ve tarihi veriler ışığında, esir alınan askerlerimizin sayısal dökümü ve yaşadıkları süreç şu şekildedir:
Esir Alınan Askerlerin Sayısal Verileri
Harekât sonunda Rus kaynakları ve Osmanlı arşivlerinin kesiştiği noktalara göre esir düşen askerlerimizin dağılımı şöyledir:
Birim Esir Düşen Personel Sayısı (Yaklaşık) Notlar
9. Kolordu ~6.000- 7.000 Kolordu Komutanı İhsan Paşa ve kurmay heyeti dahil, Sarıkamış'ta kuşatılan ana gruptur.
10. Kolordu ~500- 1.000 Büyük çoğunluğu Allahuekber Dağları'nda donarak şehit olduğu için esir sayısı düşüktür.
11. Kolordu ~1.500- 2.000 Genellikle Azap Muharebeleri sırasında yaralı halde ele geçirilen askerlerdir.
TOPLAM ~8.000- 10.000 Harekât genelinde sağ olarak Rusların eline geçen toplam Türk askeri sayısıdır.
Esirlerin Akıbeti: Nereye Götürüldüler?
Esir alınan askerlerimiz tek bir noktada tutulmamış, Rusya’nın derinliklerine kadar uzanan bir sürgün hayatı yaşamışlardır:
Nargin Adası (Bakü): Esirlerin büyük bir kısmı Hazar Denizi'ndeki bu ıssız adaya gönderilmiştir. Adada su kaynağı olmadığı için askerlerimiz susuzluk, açlık ve salgın hastalıklarla (Tifüs, Dizanteri) mücadele etmiştir9. Azerbaycan Türklerinin gizli yardımları, buradaki pek çok askerimizin hayatta kalmasını sağlamıştır.
"Cehennem Adası’ndaki Yaşam Koşulları
Adanın şartları insanlık dışı olarak tanımlanmaktadır:
Su ve Gıda Sıkıntısı: Adada doğal su kaynağı yoktu. Su, Bakü’den tankerlerle getiriliyor ancak esirlere yetmiyordu. Birçok esir susuzluktan hayatını kaybetti.
Barınma: Esirler yerin altına kazılmış rutubetli hücrelerde veya derme çatma barakalarda, çoğu zaman kuru tahtalar üzerinde yatıyorlardı.
Salgın Hastalıklar: Tifüs, kolera ve dizanteri gibi hastalıklar düzenli beslenemeyen ve tıbbi destek alamayan esirler arasında hızla yayıldı. Günde ortalama 30-40 kişinin öldüğü kaydedilmiştir.
Yılanlı Ada: Ada, zehirli yılanlarıyla ünlüydü. Açlık ve hastalıktan bitkin düşen birçok esir, yılan sokması sonucu şehit oldu.
3. Azerbaycan Türklerinin Muazzam Yardımı
Nargin Adası'ndaki trajediyi duyan Bakü halkı ve Azerbaycan Türkleri, kendi hayatlarını riske atarak büyük bir dayanışma gösterdiler:
Cemiyet-i Hayriye: Azerbaycanlı zengin hayırseverler ve cemiyetler, esirlere yiyecek, giyecek ve ilaç ulaştırmak için Rus makamlarına baskı yaptılar.
Kaçış Operasyonları: Genç Azerbaycanlılardan oluşan gizli teşkilatlar, gece karanlığında teknelerle adaya yanaşarak esirleri kaçırmış ve onları kendi evlerinde saklamışlardır. Türk havacılık tarihinin efsane ismi Vecihi Hürkuş da bu adadan Azerbaycan Türklerinin yardımıyla kaçmayı başaran isimlerden biridir.
Sibirya Kampları: Subayların bir kısmı ve bazı erler, Rusya’nın en doğusuna, Sibirya’daki Krasnoyarsk gibi kamplara trenlerle sevk edilmiştir. Bu yolculuklar sırasında soğuk ve gıdasızlık nedeniyle binlerce askerimiz henüz kampa ulaşmadan şehit düşmüştür.
Ağır İş Kolları: Bazı esir grupları demiryolu inşaatlarında ve maden ocaklarında çok ağır şartlar altında çalıştırılmıştır13.
Dönüş Süreci
Esir düşen askerlerimizin vatan topraklarına dönüşü yıllar sürmüştür:
1917 Bolşevik İhtilali: Rusya'da çıkan iç karışıklık sonrası kamplardaki denetim gevşemiş ve bazı askerlerimiz kendi imkanlarıyla kaçarak Anadolu'ya ulaşmaya çalışmıştır.
Mübadele ve Tahliyeler: 1918 Brest-Litovsk Antlaşması sonrası resmi tahliyeler başlasa da, ulaşım zorlukları ve Milli Mücadele dönemi nedeniyle son esirlerin dönüşü 1920-1922 yıllarına kadar sarkmıştır.
Sonuç Olarak: Sarıkamış'ta esir düşmek, en az dağlarda donmak kadar ağır bir imtihan olmuştur. Esir alınan yaklaşık 10.000 askerimizden ancak yarısına yakınının vatanına dönebildiği tahmin edilmektedir.
HAREKÂT SONRASI YAŞANAN GELİŞMELER
Sarıkamış Harekâtı’nın başarısızlığı, Osmanlı Devleti için sadece askeri bir yenilgi değil; toplumsal, siyasi ve stratejik bir kırılma noktası olmuştur. Harekât sonrası yaşanan gelişmeler şu başlıklar altında toplanmıştır:
1. Doğu Anadolu Kapılarının Açılması ve İşgaller
Harekâtın başarısızlığıyla 3. Ordu savaş dışı kalınca, Rus ordusu karşı taarruza geçti. 1915 ve 1916 yıllarında Erzurum, Erzincan, Bayburt, Trabzon, Gümüşhane, Muş ve Bitlis Ruslar tarafından işgal edildi. Bölge halkı büyük bir göç dalgasıyla batıya kaçmak zorunda kaldı; bu sürece halk arasında "Muhacirlik" denildi.
2. Atatürk’ün Sahadaki İlk Müdahalesi (1916)
İşgallerin yayılması üzerine Çanakkale Savaşları'ndaki başarılarının ardından 16 Mart 1916 tarihinde 16. Kolordu Komutanlığı’na atanan Mustafa Kemal Paşa, bölgeye ulaştığında darmadağın olmuş birlikleri hızla disiplin altına almış ve lojistik hatları yeniden düzenlemiş, darmadağın olmuş birlikleri hızla disiplin altına alarak karşı taarruz başlattı.
7 Ağustos 1916: Muş işgalden kurtarıldı.
8 Ağustos 1916: Bitlis işgalden kurtarıldı. Bu zaferler, Rusların daha güneye inmesini engelleyerek Anadolu’nun geri kalanı için kritik bir kalkan oluşturdu.
3. Büyük Salgın Hastalıklar (Tifüs)
Savaştan sağ kurtulan askerlerin çoğu beraberinde tifüs hastalığını getirdi. Hijyen şartlarının yokluğu ve dondurucu soğuk nedeniyle bu salgın hem orduyu hem de sivil halkı perişan etti. Erzurum o dönemde adeta bir "hastane kent" haline geldi ancak ilaç ve doktor yetersizliğinden binlerce insan hayatını kaybetti.
4. Çanakkale Cephesi'nin Açılması
Rusya, Sarıkamış sırasında zor durumda kaldığı için müttefikleri olan İngiltere ve Fransa'dan yardım istedi. İngilizlerin Boğazlar'a yönelerek Çanakkale Cephesi'ni açmalarının en önemli sebeplerinden biri, Rusya'ya yardım götürmek ve Osmanlı'nın Doğu'daki baskısını tamamen kırmaktı.
5. Tehcir Kararına Giden Süreç
Harekât sırasında ve sonrasında, bölgedeki bazı Ermeni çetelerinin Rus ordusuna rehberlik etmesi ve lojistik destek sağlaması, İstanbul hükümetinde ciddi bir güvenlik kaygısı yarattı. Bu durum, 1915 yılının Mayıs ayında çıkarılan ve bölgedeki Ermeni nüfusun Suriye topraklarına nakledilmesini öngören Tehcir Kanunu'nun (Sevk ve İskân) en büyük gerekçelerinden biri oldu.
6. Siyasi Baskı ve Sansür
Enver Paşa, İstanbul’a döndüğünde Sarıkamış'taki kaybın boyutlarının halk tarafından öğrenilmesini istemedi. Uzun bir süre basına ağır bir sansür uygulandı ve yenilginin büyüklüğü kamuoyundan saklanmaya çalışıldı. Bu durum ordu içindeki güveni zayıflatsa da Enver Paşa’nın iktidardaki gücü bir süre daha devam etti.
7. Toprakların Geri Alınışı ve Kesin Zafer (1918 – 1921)
Rusya'da 1917 yılında patlak veren Bolşevik İhtilali, bölgedeki dengeleri tamamen değiştirdi. Rus ordusu geri çekilmek zorunda kaldı:
1918 Kurtuluşları: Erzincan (13 Şubat), Gümüşhane (15 Şubat), Bayburt (21 Şubat), Trabzon (24 Şubat) ve Erzurum (12 Mart) düşman işgalinden temizlendi.
3 Mart 1918: Brest-Litovsk Antlaşması ile Kars ve Ardahan tekrar Osmanlı sınırlarına katıldı. Ancak Mondros sonrası bu yerler tekrar işgale uğradı.
Millî Mücadele Dönemi: Mustafa Kemal Atatürk’ün stratejik kararıyla başlatılan Doğu Harekâtı ile Sarıkamış (29 Eylül 1920), Kars (30 Ekim 1920) ve Ardahan (23 Şubat 1921) kesin olarak geri alındı. 1921 Kars Antlaşması ile sınırlarımız mühürlendi.
Tarihsel Değerlendirme
Sonuç olarak; Sarıkamış, Enver Paşa’nın gerçeklikten kopuk planlamasıyla başlayan ve Anadolu’ya büyük acılar yaşatan bir trajediydi. Bu acı süreci nihayete erdiren ise Mustafa Kemal Atatürk’ün akılcı askeri dehası ve diplomatik hamleleri olmuştur. Enver Paşa ile başlayan derin yaralar, Atatürk’ün Misak-ı Milli vizyonuyla sarsılmaz bir zaferle noktalanmıştır.
Okura Not: Sayısal Veriler Hakkında
Sarıkamış Harekatı’na dair kaynaklarda karşınıza çıkan farklı rakamlar, bir bilgi kirliliğinden ziyade "askeri sınıflandırma" farkından kaynaklanmaktadır.
Bazı belgeler ordunun kağıt üzerindeki tüm personelini (lojistik, geri hizmet, amele taburları) kapsayan "Genel Mevcut" rakamlarını (yaklaşık 118.000) esas alırken; bazı askeri raporlar sadece ön safta tüfekle çarpışan "Muharip Güç" (yaklaşık 75.000- 90.000) verilerini paylaşır. Ayrıca, dondurucu soğuk ve salgın hastalıklar nedeniyle kayıt tutmanın imkânsız hale geldiği o kaos ortamında, şehit düşen ve akıbeti bilinemeyen (kayıp) askerlerin bir kısmının zayiat tablosuna farklı yansıması doğaldır.
"Bu çalışmada yer alan sayısal veriler ve stratejik analizler; Genelkurmay ATASE Arşivi belgeleri, Şerif İlden’in tanıklıkları ve bölgedeki şehitliklerde yapılan saha araştırmalarıyla harmanlanarak doğrulanmıştır. Daha detaylı okuma yapmak isteyenler, Türk Tarih Kurumu ve ATASE yayınlarını referans alabilirler."
Bu yazı dizisinde, askeri arşivlerle en uyumlu, muharip güç ve lojistik birim ayrımını gözeten en tutarlı veriler temel alınmıştır.
111 yıl sonra; Doğu Anadolu'nun her karış toprağında ebedi nöbetlerine devam eden tüm Sarıkamış şehitlerimizi rahmet, minnet ve sonsuz bir saygıyla anıyoruz.
Cengiz Ceylan
02 Ocak 2026





