Halide Halid(Araştırmacı Yazar)


Nevruz bayramı…

u yazımda Nevruz'un dünya ülkelerinde nasıl kutlandığından ve ya bu bayramın tarihçesinden bahsetmeyeceğim. Sizlerle paylaşacaklarım benim çocukluğumun, ergenliğimin, gençliğimin yadigarı olan, benim kendisiyle ilgili unutulmaz hatıralarımı barındıran bir bayram hakkında konuşacağım. Memleketim Azerbaycan’da, doğup büyüdüğüm Lenkeran şehrinde Nevruz bayramı bir başka kutlanırdı ve hala da kutlanıyor. Doğru, şimdi eski örf adetler yavaş-yavaş unutulmaya başladığı gibi, Nevruz Bayramı’nın da bazı özellikleri unutuluyor.


                                                                                                                                                                                                                 Halide Halid
                                                                                                                                                                                                                Araştırmacı yazar

                                                                                       Nevruz  Bayramı anılarımda

                                                               Nevruz bayramı…
            Çocukluğumun unutulmaz anılarıyla dolu bir bayram…
Bu bayramın gelişini nasıl hasretle beklerdik. 
Bu yazımda Nevruz'un dünya ülkelerinde nasıl kutlandığından ve ya bu bayramın tarihçesinden bahsetmeyeceğim.
Sizlerle paylaşacaklarım benim çocukluğumun, ergenliğimin, gençliğimin yadigarı olan, benim kendisiyle ilgili unutulmaz hatıralarımı barındıran bir bayram hakkında konuşacağım.
Memleketim Azerbaycan’da, doğup büyüdüğüm Lenkeran şehrinde Nevruz bayramı bir başka kutlanırdı ve hala da kutlanıyor. 
Doğru, şimdi eski örf adetler yavaş-yavaş unutulmaya başladığı gibi, Nevruz Bayramı’nın da bazı özellikleri unutuluyor.
Ama her şeye rağmen Nevruz halkımızıın seve seve kutladığı bir bayram olarak kalıyor.
Bu bayram günlerinde kimse kimsenin kalbini kırmaz, imkanlı, fakir, işçi memur arasında hiçbir ayrımcılık yapılmazdı.Herkesin kalbinde sanki sevgiden bir taht kurulurdu. Küs olanlar barışır, kalp kıranlar kırdıkları kalp sahibinden özür diler, o insandan onu  affetmesini isterlerdi.
Olumsuzluğa odaklanmayalım. Nevruz’u nasıl seviyorduk, nasıl ona aşıktık onu anlatayım.
Önce Nevruz bayramının gelişinden haber veren 4 Çarşambamız hakkında kısa bir bilgi geçmek istiyorum. Çünkü bu önemli.

             Çarşamba (Türkiye’de Salı) gününe Türk milleti farklı anlamlar yüklemiştir

.    Nevruz’dan önceki son dört Çarşamba’ya Azerbaycan kültüründe  ayrı bir önem verilir. Nevruz yaratılışın aşamalarını simgeleyen dört öğeyle (su, ateş, hava ve toprak) ilgili kutlama geleneklerini içerir. 
Nevruzun ilk Çarşamba’sı sayılan  Su Çarşamba’sına  Ezel Çarşamba da denilmektedir. Bugünde su havzalarında düzenleme çalışmaları yapılır, su kaynakları ve kuyular temizlenir. Henüz gün doğmadan tüm insanlar nehirlere veya kuyulara, çeşmelere gider. Önce elini-yüzünü yıkar sonra su üstünden atlar, yaralılar yaralarına su sürer. İnsanlar birbirlerinin üzerine su serperler. O gün sudan geçenlerin yıl boyunca hastalığa yakalanmayacağına inanılır. 
Od (Ateş) Çarşamba’sı:  Bu gelenek eski Türklerin Güneş'e ve Od’a (ateşe) olan kutsal inancından veya saygısından kaynaklanmaktadır. Geleneklere göre, bugün ateş yakılarak ateşin üzerinden atlandığı takdirde insanın içinde bulunan tüm kötülük ve çirkinliklerin yakılmış (ortadan kaldırılmış) olacağına inanılır.
Yel (Rüzgar) Çarşamba’sı: Bugün de esen sıcak veya ılık rüzgârlar yazın gelişini insanlara ve doğaya haber verir. Uyanan yel, daha önceden uyanmış olan suyu, ateşi harekete geçirir. Nevruz şenliklerindeki Yel Baba töreni geçmiş çağlardaki Yel Tanrısı inancı ile ilgilidir..

 

Toprak Çarşamba’sı:  Ona Toprak Çarşambası veya Yılahir Çarşamba da denir. Nevruz öncesindeki son Çarşamba gününde nihayet toprak uyanır, nefes almaya başlar. İnanca göre toprak artık tarıma hazır olduğu için ona tohum serpilebilir. Söylentilere göre geçmiş çağlarda kişilerin gıda kıtlığından eziyet ve sıkıntı çektikleri bu günde Su, Ateş ve Yel bir araya gelerek, Toprak Hatunun yeraltı tapınağına konuk olarak giderler, ondan yiyecek isterler ve böylece uyumakta olan toprağı uyandırırlar.
           Nevruz Bayram’ı başlayana kadar bu 4 Çarşamba’da bayram sofrası kurulur, bu bayrama özel renkli mumlar yakılır, tatlılar, şekerler, kuru yemiş Nevruz’un gelişinden haber veren bayram çöreklerimiz olan şekerbura, şekerçörek, baklava masayı süsler.
Nevruz Bayram’ı akşamında olduğu gibi Yılahır Çarşamba’da da kulak falına çıkılır, herkes kulak pustuğu evden iyi sözler, hoş haberler duymayı Allah’tan dilerdi.
Genç kızlar niyet edip filizlenen Semeni’den (buğday, nohut ve mercimekten hazırlanan Nevruz bitkisi) keser, yastıklarının altına koyarlardı ki, rüyalarında kiminle aile kuracaklarını görsünler.  Ertesi gün rüya görenler görmeyenlere kendi rüyalarını hayallerine uygun halde süsleyerek anlatırlardı.
Yılahır Çarşamba akşamında biz de  mahalle ve okul arkadaşlarımızla birlikte kulak falına çıkar, komşuların,akrabaların evlerine papak(şapka) ve ya küçük torbalar atardık. Ev sahipleri de onları renkli yumurtalar, şekerler, tatlı bayram çörekleriyle doldururlardı.
Bizler de mutluluktan uçarak evlerimize koşardık. Bu bayramın güzelliği ne idi biliyor musunuz?
             Çarşamba akşamı papak atmadan önce akşamleyin  ateş yakardık, ateşin üzerinden atlarken bağrışarak ‘Ağırlığım, uğurluğum, hastalığım ne kötü halim varsa hepsi bu ateşte yansın” derdik.
Yılahır Çarşamba akşamında her kesin masasında tere (kimi ıspanaktan, kimi de çölde biten tere adlı sebzeden yapardı bu yemeği), levengili balık, pilav oluyordu.
Nişanlı kızların evine damadın evinden bayram bohçası götürülürdü. Bohça’ya çeşit çeşit bayram nimetleriyle beraber balık da konulurdu.  Balığın ağzına ise gelin için altın konulurdu. Damadın ailesinin durumuna uygun olacak şekilde ya yüzük, ya kolye ve ya bilerzik olurdu.

   Çarşamba’nın ertesi gün sabahın köründe uykudan uyanır, hatta bazılarımızın gözüne uyku bile girmez, sabahın açılmasını beklerdik.
Kalkınca yeni kıyafetlerimizi giyer, Nevruz bardaklarımızı alıp velilerimiz, komşularımız, arkadaşlarımızla  nehir kenarına giderdik.
Eski kıyafetlerimizden, çoraplarımızdan yanımıza alıp akar suya bırakarak “ağrımı, acımı, sorunlarımı akar suya bırakır, yeni yılda daha güzel günlere kavuşmak isterim” söylerdik.
Ninelerimiz, annelerimiz, akrabalarda olan kadınlar bir eve toplanır, bayram tatlıları, bayram çörekleri yaparlardı.
Biz çocuklar da onların yanlarında beklerdik. Fırından çıkan tatlılardan, çöreklerden ilk biz tadardık.
Lenkeran şehrinde Nevruz böyle karşılanırdı. Fakir, zengin fark etmezdi, Bayram akşamı her kesin sofrasında pilav, levengili tavuk (Lenkeran mutfakının şah yemeği) olurdu. 
Masalarda ise çeşit-çeşit tatlılar, şekerler, çikolatalar, meyveler, şekerbura, baklava, şeker çörekleri bulunurdu

 ve yine de bulunur.
Bayram soframız Mart ayının sonuna kadar açık tutulur.
            Bayram sabahından mart ayının sonuna kadar akrabalar, dostlar, komşular bir-birlerinin evine bayramlaşmaya giderler.
Azerbaycan halkının manevi değerlerinin unutulmaz bir parçasıdır Nevruz bayramı. 
Nevruz etkinliklerimizin ana karakterleri olan Kosa ve Keçel'dir.(Kel)
Bayrama özel oyunları ile baharın kışla mücadelesini yansıtıyor. Kış yerini bahara bırakmak istemez ve bahar burayı almaya çalışır. Bu Kosa ve Keçel’in mizahının sembolüdür. 
Nevruzda yumurta boyarlar. Beyaz, mavi, yeşil, kırmızı boyanması dört mevsimin sembolü, sevgi, barış olarak yorumlanıyor.
Nevruzda yapılan tatlılarımız  goğal, şekerbura, baklavanın da farklı özellikleri var. Goğal – Güneşin, şekerbura – Ay’ın, baklava isə – Ateş’in simgesi sayılıyor.  
Bizim Güney bölgesinde de Nevruz tarih boyunca gösterişli bir şekilde kutlanır.
Doğru şimdi birçok aileler ŞEHİT ailesi gibi onurlu ada sahipler. O yüzden evlatları, eşleri ŞEHİT olan insanlar onlar hayatta oldukları zaman kutladıkları gibi bu bayramı içten kutlamıyorlar.
Nereye baksalar sol yanları eksik gibi görünüyor. Artık şimdi bayram günü Şehit ailelerine de ziyarete gidilir.

              Hiç unutmuyorum 20 mart 1998 Yılı idi. Rahmetli liderimiz Haydar Aliyev Karabağ’dan zorla göç edilmiş soydaşlarımız  için geçirilen Nevruz etkinliğinde böyle demişti:
“Gün olacak ki, Nevruz Bayramı’nı bir  yıl Şuşa’da, bir yılı  Lacin’da, diğer yılı Kelbecer’de,Ağdam’da, Füzuli’de, Cebrayıl’da, Zengilan’da,Kubadlı’da kutlayacağız. Eminim ki, bu böyle olacak”.
O konuşmadan 22 yıl geçti.
2020 yılı 27 Eylül’de  Ali Baş Komutanımız İlham Aliyevin “Demir yumruk” sloganı altında başlanan 2.Karabağ Savaşında Azerbaycan’nın muzaffer ordusu o toprakları düşmandan kurtardı. 
“Ben çok mutluyum ki, babamın vasiyetini gerçekleştirdim” diyen Cumhurbaşkanımız 30 yıllık hasretimize son verdi.
Şimdi Nevruz Bayramı Karabağ’ımızda da büyük mutlulukla kutlanılıyor.
Bunları yazmak zorundayım. Çünkü Karabağ işgal altındayken (evet güzeller güzeli Karabağ’ımız 30 yıl düşman işgalinde kaldı) hiçbir bayramı içten sevinerek kutlamazdık. Bizlerde bir söz var “bir gözümüz ağlardı, bir gözümüz gülerdi”.
Yüce Yaradan’a şükürler olsun ki, artık Karabağ Azerbaycan olarak yeniden Nevruz Bayramı’nı kutluyor.
Gelişi ile Doğa’ya tazelik getiren, insanın ruhunu yenileyen bu Nevruz artık dünyada savaşın, katliamların, kötülüklerin sonlanmasına, insanların huzur içinde, kardeşçesine mutluluk dolu hayat yaşamalarına vesile olur, inşallah.
Bu baharda yağan yağmurlar, esen rüzgarlar evreni pisliklerden, yalanlardan, ihanetlerden temizleyeceğine inanmak isteyerek Nevruz Bayramını kutlayan her kesi tebrik ediyor, onlara sağlıklı, huzur, mutluluk, sevgi dolu ömür diliyorum.
Nevruz Bayramı’nız kutlu olsun, dostlar!


 

 

 


 

 


Yazarların Yazılarından Doğan Olumsuzluklar Yazarlara Aittir!

Mevlam

Dünya ‘da Bu zülmü Durduracak Hiç mi Bir MÜSLÜMAN DEVLETİ Kalmadı????

'Nüfuz genişletme' mücadelesi yaşanıyor.

Pakistan'da İmran Han'ın destekçileri protesto düzenledi

Yağışlarda son 3 günde en az 50 kişi öldü

Mısır'da döviz likidite sorunu yerel para birimini yeni bir dalgalı kur sistemine geçirir mi?

Doğu Guta'daki kimyasal silahlı katliam İdlib'de protesto edildi

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.Galatasaray 28 22 1 5 40 71
2.Fenerbahçe 27 20 2 5 42 65
3.Samsunspor 28 15 7 6 12 51
4.Beşiktaş 27 13 6 8 14 47
5.Eyüpspor 28 12 8 8 9 44
6.İstanbul Başakşehir 27 11 10 6 6 39
7.Göztepe 27 10 9 8 10 38
8.Gazişehir Gaziantep 27 11 11 5 0 38
9.Kasımpaşa 28 9 8 11 -3 38
10.Trabzonspor 27 9 9 9 12 36
11.Antalyaspor 28 10 12 6 -20 36
12.Konyaspor 28 9 12 7 -6 34
13.Rizespor 27 10 14 3 -12 33
14.Alanyaspor 28 8 13 7 -10 31
15.Sivasspor 28 8 14 6 -8 30
16.Bodrum FK 28 8 14 6 -11 30
17.Kayserispor 27 7 11 9 -14 30
18.Hatayspor 27 4 16 7 -22 19
19.Adana Demirspor 27 2 21 4 -39

YAZARLAR