Yakup GÜLAÇTI (Emekli Öğretmen)

Tarih: 25.03.2025 10:55

Kaldırım İşgallerine Son…

Facebook Twitter Linked-in

Kaldırım İşgallerine Son…
             Ülkemizdeki plansız kentleşmenin yarattığı sorunların en başında kaldırımların darlığı gelmektedir. Bu sıkıntı, şehir planlamacılarını yeni çözümler aramaya itiyor. Bir yandan yenilenecek binalar için yol cephesinin belirli bir oranda geri çektirilerek geniş kaldırımlar yaratılmaya çalışılırken bir yandan da belirli saatler dışında trafiğe kapalı yollar ayrılıyor. Bütün amaç yayaların daha rahat hareket etmesi, güvenli ve keyifli bir yürüyüş alanı yaratılması. Ancak kaldırımların mağazalar tarafından hoyratça işgal edilmesi—mesela tabelalar, tezgahlar ya da eşyalarla doldurulması—bu amacın ruhuna ters düşüyor. Yayalar için ayrılan alanın daralması, hele ki kalabalık saatlerde, hem hareket özgürlüğünü kısıtlıyor hem de engelli bireyler gibi özel ihtiyaçları olanlar için ciddi bir sorun oluşturuyor. 
Şehir planlamasında dengeyi tutturmak zor, ama yaya haklarının göz ardı edilmemesi gerçeğini de akıldan çıkarmamak gerekir.


           Kaldırım işgalleri konusunda toplumsal bir rahatsızlık var. Mağazaların ya da bina sahiplerinin kaldırımları, yol kenarlarını veya ortak alanları "kendi malı" gibi görmesi, aslında toplumsal bir alanın özelleştirilmesi demek. Kaldırım dediğimiz yer, kamuya ait; yayaların hakkı, herkesin erişimine açık olması gereken yer. Ama bir mağaza sahibi kapısının önünü eşyayla doldurup "burası benim" havasına girerse, ya da bina sakini "bu park yeri benim tapulu alanım" gibi davranırsa, bu bencillik hem şehir düzenini bozuyor hem de paylaşım kültürünü zedeliyor. 
İşin özünde, bu bir zihniyet meselesi. İnsanlar genelde kendi çıkarlarını önceleyip, kamusal alanın ortak bir sorumluluk olduğunu unutabiliyor. Halbuki şehirler hepimizin; birinin rahatlığı, diğerinin hakkını gasp etmemeli. Yasal olarak da bu tür işgallere karşı cezalar olsa bile, uygulama gevşek kalınca bu yanlışlar normalleşiyor.
             Belediyelerin yaya yollarının işgal edilmesini önlemek için atabileceği adımlar hem pratik hem de caydırıcı olmalı. Yayaların haklarını korumak, planlama ve denetimle mümkün olur.
Mesela, yaya yollarının kullanımıyla ilgili açık, herkesin anlayabileceği kurallar koyulur ve toplum da bilgilendirilir. Bilgilendirme konusunda kamu spotları hazırlanıp ulusal yayın yapan televizyon kanallarında yayınlanabilir. Mağazaların kaldırımı ne kadar kullanabileceği (mesela tabela veya eşya için belirli bir sınır), park yerlerinin nasıl ayrılacağı gibi detaylar hazırlanacak broşürlerle esnaf bilgilendirilebilir. Kural koymak yetmez. Ayrıca sahada zabıta veya denetim ekipleriyle düzenli kontrol yapılmalı. İşgal tespit edilirse anında müdahale edilmeli—mesela eşyalar kaldırılmalı veya araçlar çekilmeli. Para cezaları, tekrarlanan ihlallerde iş yeri ruhsatına yönelik yaptırımlar gibi caydırıcı önlemler alınabilir. Ama bu cezaların gerçekten uygulanması önemli; kâğıt üstünde kalmamalı. Yürüyüş yollarına estetik ama işlevsel bariyerler, çiçeklikler veya oturma alanları yerleştirilerek işgalin önüne geçilebilir.             Araçların park etmesini engellemek içinse mantar bariyerler veya kaldırımı yükseltmek etkili olabilir. Belediyeler, esnafı ve vatandaşları bu sürece dahil edebilir. Mesela bilgilendirme kampanyaları, toplantılar veya teşvikler (kaldırımı boş bırakan iş yerlerine küçük ödüller) ile gönüllü uyum sağlanabilir. Ayrıca vatandaşların yaya yolu işgallerini kolayca bildirebileceği bir sistem—mobil uygulama veya telefon hattı—kurulabilir. İşgal şikayetleriyle ilgili ilgililerden hızlı geri dönüş yapılırsa, halk da kendini sürece dahil hisseder.
Yeni projelerde yaya yolları geniş tutulmalı, iş yerlerinin eşya koymasına gerek kalmayacak şekilde vitrin veya depolama alanları düşünülmeli. Mevcut alanlarda ise yayalara öncelik veren düzenlemeler yapılmalı.
Örneğin, bazı şehirlerde "yaya dostu sokak" projeleri başarılı oluyor; ama işin sırrı istikrar ve takip. Belediyeler, oy kaygısı taşımadan kararlılıkla, kuralların uygulanmasını sağlamalıdırlar. 
 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —