BİRLİK VE TOPLUMSAL DAYANIŞMA
Anadolu insanının tabiri ile "Amerika nire, İran nire" ama İran Amerika için tehdit sebebi !!!
Güç firavunun eline geçince zulümlerden zulüm beğen.. Allah korusun. 1970 yılında çıkan Yeniden Milli Mücadele Dergisinin bir kapağında; "Emperyalizmin Beyni Siyonizm’dir." yazıyordu. Ne kadar haklıymış ve bugünü tam 50 küsur yıl önce görmüşler. Ülkemizin başı ucunda emperyalist Amerika ve ortağı Siyonist İsrail tarafından ortaklaşa gerçekleştirilen aralarında sivil halkında(ilkokul öğrencilerinin) bulunduğu yüzlerce insanın katledildiği, İran'a yapılan saldırıyı kınıyorum. BOP kapsamında Ortadoğu coğrafyasında yapılmak istenen, içinde ülkemizin de bulunduğu birçok ülkeyi parçalayarak içlerinden küçük devletçikler kurarak, emperyalizm için yeni sömürü alanları oluşturmaktır. Anladım ki, tarihin her döneminde olduğu gibi günümüzde de makro ve mikro düzeydeki tüm toplumlarda yönetim biçimi eşkıyalık üzerine. Dünyanın baş eşkıyaları yine harekete geçti ve İran ı hedef aldılar. Dünyanın en kadim toplumu bu hallere mi düşecekti.

Elli yıldır yönetim erkini zalimce ve tarih dışı aparatlarla kullanan iç eşkıya güruhu ile dış eşkıya arasına sıkışıp kalan İran halkı için üzülmekten başka elimden bir şey gelmiyor. Biz birbirimizle, "Efendim orucu ne bozar, ilahi okuyan mı iyi, , okumayan mı/okuyan kötü ya da iyi... Hakikat budur, siz şusunuz biz buyuz, biz kurtulmuşuz, siz kâfirsiniz, batıldasınız, öteki bilmem ne." dünyanın en iptidai ve akıl dışı teraneleriyle meşgul olmaya devam edelim. Ha bu ara boşuna da dua etmenize gerek yok. Kendi zalim ve mazlumunu üreten topluma musibet ve zalim aramaya gerek yok. Evet, İsrail ABD'yi aldı arkasına varlığı ile yokluğu belli olmayan İslam Dünyasının hem de en kutsal ayında insanları katlediyor. Dünya seyrediyor. BM hikâye... Büyük Ortadoğu Projesi adım adım uygulanıyor. Elbette bu durum özellikle bölgemizdeki ülkelerin yanlışlarını görmemek, örtmek,, halının altına süpürmek anlamına gelmiyor... Saddam'ın yanlışlarını, Kaddafi'nin ve Esat'ın vb. yöneticilerinin ülkelerini doğru yönettiklerini söylemek mümkün değil... Bu durumdan Türkiye olarak ders / dersler çıkarmalıyız. İktidarda olanlar gözlerinin önüne bakmalı, muhalefet partileri de üzerlerine düşen sorumluluklarının hakkını vermeleri gerekir. Çember daralıyor. Ülkede Hukukun üstünlüğü bağlamında Hukuk Devletinin ilkelerini tavizsiz uygulamak gerekiyor.
Büyük Ortadoğu Projesinin (YİNON Planı) gereğini yapıyorlar ve bahaneleri açık ve net... Ben seni kendime tehdit olarak görüyorum. Kim o "BEN" İsrail. Yoksa İran'ın ABD'yi tehdit etme ne imkânı ne şansı var. Ama suyu bulandırıyorsun, kurt-kuzu hikâyesi. Ülkemize yönelik olası bir çatışma durumunda, iç dinamiklerin tavrı oldukça önemli. Türkiye'nin jeopolitik konumu ve tarihi bağları, bölgesel ve küresel aktörlerle ilişkilerini etkiliyor. Bu durumda toplumsal birlik ve dayanışma çok önemli. Ülkenin birliği ve bütünlüğü, bu tür durumlarda kritik önem taşıyor. Toplumun farklı kesimlerinin bir araya gelmesi ve ortak bir tavır sergilemesi bekleniyor. Ayrıca siyasi partilerin rolü de çok önemlidir. Siyasi partilerin, ulusal çıkarları önde tutarak ortak bir platformda birleşmeleri, hükümetin karar alma sürecini kolaylaştırabilir. Yine ekonomik hazırlık olmazsa olmaz çünkü ekonominin güçlü olması, çatışma durumunda ülkeye esneklik kazandırır.
Yerli üretim, enerji bağımsızlığı ve stratejik rezervler gibi faktörler önem taşıyor. Askeri Güç ve Savunma Sanayii: Türkiye'nin askeri gücü ve savunma sanayii, caydırıcı bir rol oynayabilir. Modernizasyon ve yerli üretim, bu bağlamda kritik öneme sahip. Ülkemizi ve bölgemizi bu Siyonist, emperyalist vampirlere karşı korumak için birlik olmak durumundayız... Al Bayrağın altında birlikte yaşama iradesini beyan eden herkesle ele ele vermek durumundayız. Ülkemizin bu konuda çok dikkatli olması gerekmektedir. İran'ın çökmesi sonucunda, sıranın Türkiye'ye geleceğini ifade eden bir kısım Amerikan yöneticilerinin de bu yöndeki demeçleri unutulmamalıdır. Bize Bir Şey Olmaz” Masalı ve uyanış zamanı gelmedi mi? Yıllarca kulaklarımıza aynı cümleler fısıldandı: “Rusya’ya bir şey olmaz, koskoca devlettir.” “Kızıl Ordu var, yıkılmaz. ”yıkıldı, “İran köklü devlettir, sarsılmaz.” , “Türk milletinin binlerce yıllık geçmişi var, bize bir şey olmaz. Bu sözler kulağa güven verir. İnsanı rahatlatır. Sorumluluktan uzaklaştırır. Ama tarih, rahatlatan sözleri değil; acı gerçekleri yazar. Bilim ilerliyor. Teknoloji baş döndürücü bir hızla değişiyor. Üreten ülkeler söz sahibi oluyor. Yenilik yapanlar oyunu kuruyor. Bağımlı olanlar ise oyunun parçası hâline geliyor. Sonuç olarak, Türkiye'nin iç dinamikleri, ulusal birliği, ekonomik gücü, askeri kapasitesi ve uluslararası işbirliği ile güçlü bir tavır ortaya koyabilir. Birlik ve beraberliğimizin daim olsun inşallah.
Hüsamettin AKSUNGUR
E. Maarif Müfettişi





