ANAVATAN ORTA ASYADAN AVRUPAYA YÜZYILLAR SÜREN TÜRK KAVİMLERİ YÜRÜYÜŞÜ ve PEÇENEKLERİN TARİHİ ROLLERİ:
Peçeneklerin Orta Asya dan ayrılarak batı memleketlerine gidişleri, Alanlar, Hunlar, Avarlar, Uzlar(Oğuz), Kumanlar (Kıpçaklar) ve Tatarlar gibi Karadenizin kuzeyine yürümüşler, bir müddet buraları yurt edinmişler ve muhtelif kavimlere karışarak milli benliklerini kaybetmişlerdir.
Bilhassa Ana Vatandan batıya doğru yola çıkan Türk Kavimleri sağlam esaslara dayalı bir Devlet teşkilatı kurmaya imkan ve zaman bulamadan, arkadan gelen ikinci bir göç ve saldırısı karşısında yerlerini başka zümrelere bırakmak mecburiyetinde kalmışlardır. Sadece bu hususta Avrupa Hunları hariç tutmak gerekir.
Hunlar oldukça sağlam bir Devlet mekanizması kurmaya muhaffak oldular. Fakat işgal ettikleri sahanın büyük olması ve sınırları içinde Türk Hun unsurlarından başka unsurların çok daha fazla olması ve Atilla nın ölümünden hemen sonra yıkılmasına sebep olmuştur.

Aynı durum Avarlar içinde söz konusudur. Karadeniz in kuzeyinde dağınık zümrele halinde yaşayan Avarlar, BAYAN HAN'ın hakimiyeti altında Devlet haline gelmişler, birçok Türk olmayan kavimleri hakimiyati altına Almışlar, İstanbulu da kuşatmalarına rağmen, yabancı unsurlar fazla olduğundan 8.y.y da Frankların saldırısı sonucu dağılmıştır.
Peçeneklerin arkasını takiple Deşti Kıpçağa gelen Uzlar zümreler halinde yaşamaya devam etmişler, zamanla maruz kaldıkları saldırılar karşısında sık sık yer deyiştirip Balkanlara gelmişler ve burada dağılmışlardır.
Tarihe damga vuran Peçenekler 150 yıl gibi uzun bir zaman Don ve Tuna nehirleri arasını işgal ederek önemli siyasi rol oynamışlardır. Peçeneklerin Bizans üzerine ardı arkası kesilmeyen saldırılar, Anadolu Selçuklularının Anadoluyu fethetmelerini kolaylaştırmıştır.
Peçeneklere ait ilk önemli bilgiler 860 yıllarından ihtibarendir. Türkler Orta Asya dan batıya doğru dalga dalga göç ederken Hazar denizinin kuzey ve güneyinden olmak üzere iki yolu takip ettiler. Avrupaya göç eden Türk kavimlerine ait bilgilere Bizans kaynaklarında rastlanmıştır. 12.yy dan ihtibarende Peçenekler Bizans için tehlikeli olmaktan çıktıkları için daha az bilgiler mevcuttur.
Rus kaynaklarında ise, eski Rus keşişlerinin çok sevdikleri işlerden biride Vekayıname yazmaktı. 14.asırdan ihtibaren yazılan Vekayınameler günümüze kadar gelmiştir. Peçenekler hakkında Şark kaynakları çok az bilgi vermektedir. Bunun en önemli sebebi, İslam coğrafyasının en parlak dönemi 9.ve 10.asırlarda Peçenekler İslam aleminden çok uzaklarda bulunmaktaydılar.

Kaşgarlı Mahmud "Divanı Lügat İt Türk" adlı eserinde iki yerde Peçeneklerden bahsetmiştir. Peçeneklerin isimlerinin konusunda araştırmalar yapılmıştır. Özellikle Macar Tarihçi Zoltan Gombaczun, Peçenek isminin önce BEÇE sonraları BEÇENEK ve PEÇENEK olduğunu ortaya koymuştur. Onun bu görüşünü Alman Türkoloğlardan Bang tarafından teyid edilmiştir.
Kuvvetli bir ihtimalle 751Talas savaşı sonrası Peçenekler yurt değiştirmişlerdir. Hazarın kuzeyinde, Hazarlarla Peçeneklerin in mücadelesini Uzlar ın yardımıyla Hazarlar kazanınca Peçenekler Volga nehrini geçerek avrupaya yöneldiler. Macarlarla Peçenekler arasında kanlı çarpışmalar olmuş Peçenekler kazanmıştır.
İlk Tarihçi kabul edilen Heredot, Dara nın İskitlere(Saka Türkleri) karşı yaptığı seferi anlatırken İskit memleketini şöyle tarif eder"Bu arazi bol otlu ve çok sulu Ovadan ibaret olup, burada Mısır kanallarından pek az olmayan Nehirler akmaktadır". demektedir.Macar ülkelerine 860 lı yıllarda gelen 8 Peçenek uruğunun isimleri, ERTİM, ÇUR, YULA, KARABAY, TALMAT, HOPON(KABAN-KOPUN), KULBAY ve ÇOBAN dır. O devirde en önemli ticaret yollarından biri Peçenek yurdundan geçmekteydi. Çobanlık yaparak, sürülerini besleyerek geçimlerini sağlıyorlardı. Yaradılıştan savaşcı idiler. Bu nedenle askeri teşkilatları muntazamandı. 850 li yıllardan ihtibaren Horasan ve Azerbaycanlı müslüman tacirler Rus steplerine geliyorlardi. Bunlar Peçenekler arasında ticaret yaparken, müslümanlık propogandadıda yapmaktaydılar.
Endülüslü El Bekri Peçenekler arasında islamiyetin çok yayılmış olduğunu yazmıştır. Malesef 10.asırdan ihtibaren Alman misyonerlerden Bruno Peçenekler arasında hırıstiyanlığı yaymaya başlamıştır. 11.asırdan ihtibarende Peçeneklerin büyük çoğunluğunun hırıstiyanlaştığını görmekteyiz. 1035 senesinde Peçenekler Tunayı geçerek Selanik e kadar geldiler. 1049 da Peçenekler Bizansı mağlup edip1050 de Edirne yi kuşatarak Bizansı perişan ettiler. Uz ve Peçeneklerin bir kısmı Bizans topraklarına yerleşmiştir.
Bizans Anadolu Selçuklularına karşı savaşırken Ordusunda Uz ve Peçeneklerde bulunmaktaydı. Malazgirt zaferini takiben Türk atlıları Marmara ve Akdeniz kıyılarına kadar ilerlediler.

Anadolunun fethinde bilhassa Kutalmış oğullarının büyük bir payı vardır. Artuk, Tutak, Afşin, Danişmend, Mengücek gibi kahramanlarda Anadolu nun Türkleşmesinde başrol oynadılar.
Kutalmış oğlu Süleyman Şah Kuzey Anadolunun fethiyle uğraşırken, Çaka bey de İzmirde Türk beyliği kurmuştu. Anadolunun Türkler tarafından fethi o kadar çok hızlı olmuştur ki Bizans tarihçileri bu olayları teferruatı ile yazmaya zaman bulamadılar. Büyük Selçuklu Sultanı Melik Şah ın emriyle Anadolu hakimiyetine getirilen Kutalmışoğlu Süleyman Şah 1077 den ölümü 1086 ya kadar olan zaman içerisinde Akdeniz, Ege ve Karadeniz sahillerine kadar ulaşmış , Bizansın içişlerine karışacak kadar güçlenmişti.
Bizansın iç çekişmelerinden faydalanarak İznik i alarak Başkent yapmıştı. Bizans Anadoluda Selçuklulara kaybettiği toprakların bir kısmını geri almaya uğraşırken, Balkanlarda Peçenekler Bizansı rahat bırakmayınca, Bizans ta toprakları geri alamamış böylece Anadoluda Türk varlığı iyice kuvvetlenmişti. Yani Anadolunun Türkleşmesininde Balkanlarda ki Peçeneklerin büyük rolü olmuştur.
1055 te ilk defa Rus Vekayınamelerinde POLOYEV denilen yeni bir kavimden bahsedilmiştir. Rusların Poloyev dedikleri bu kavim Kıpçak Türkleridir. Bizanslılar ise Kuman diyorlardı. Macarlar Kun, Kuman, Almanlar Falon, Ermeniler ise Chardes adını vermişlerdi. Rusca, Ermenice ve Almanca da "Açık Sarı" saman renginde Sarı saçlı diye anılmışlardır.

Ebul Gazi Bahadır Han ise kıpçak sözü için "İçi boş ağaç" anlamını kullanmıştır. Kumanlar sarı saçlı renlki gözlü Türk kavmidir. Çaka bey henüz delikanlı iken Bizansa esir düşmüştü. Bizans sarayında yetişmiş ve Bizans siyaseti hakkında her bilgiye vakıf olmuştu. Çaka gibi birçok Türk savaşcısıda Bizans ordusunda görev yapmaktaydı. Bizansta taht değişikliğini fırsat bilen Çaka İzmir ve çevresinde Türk beyliği kurmuştu. Bu beylik kısa zamanda Bizans için çok tehlikleli olmaya başlamıştı. Çaka birde Donanma kurmuştu. Bizansın iç yüzünü ve zayıf noktalarını çok iyi biliyordu. Bizansı ortadan kaldırmak için Balkanlardaki Peçeneklerle anlaşmıştı. Çaka denizden, Peçenekler karadan Bizansa aynı anda saldırıp yokedeceklerdi. Kararlaştırılan zamandan erken Peçenekler harekete geçince, Bizans Kumanları Peçeneklerin arkasından saldırtarak Peçenekleri beteraf ettirmişti. Arkasından Çaka bey i Anadolu Selçuklu Sultanı 1.Kılıç Arslana zehirleterek tarihe karışmaktan kurtulmuştu. Peçenekler 29 Nisan 1091 deki bu saldırıdan sonra bir daha toparlanamadılar ve Baklanlardaki varlıkları sona ererken, Macar ülkesine göç edip diğer kavimlere karışarak milli benliklerini kaybettiler.
1747 de doğan ünlü Macar şairi Glörgy Besseneyi'nin Peçenek menşeili olduğunu bilmekteyiz. (saygılarımla).
Enver Kabul
Kaynakça:A.Nimet Kurat İstanbul Devlet Basımevi 1937





