30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI KUTLU OLSUN
Bugün Türkiye Cumhuriyeti nin kurulmasına temel teşkil eden 30 Ağustos 1922 de kazandığımız Büyük Zaferin 103.ci yılını milletçe kutlamanın haklı gururunu yaşıyoruz.
1900 lü yılların başında meydana gelen büyük devletler arasında ki çıkar çatışmaları, yeni gelişen fikir akımları, sanayileşme gibi gelişmeler sonucunda meydana gelen 1. Dünya Savaşını ittifak devletleri kaybetmiş, Osmanlı Devleti de Mondros ateşkesi ile savaştan çekilmişti.
Bin yıldır üzerinde can vererek, kan dökerek vatan edindiğimiz Anadolu toprakları, İşgalci güçlerin ve onların maşaları tarafından işgale uğramış ve tarihimize kara leke olarak geçen Sevr antlaşması milletimize dayatılmıştı.
İşgalci emperyalist güçlerin girdikleri her yerde adeta tarihi kinlerini kusarcasına, kadınlarımıza, çocuklarımıza, yaşlılarımıza dünya da eşine az rastlanır işkence, zulüm ve hakaretlerde bulunmuşlardır.
Ülkemizin üzerinde kara bulutların dolaştığı bir ortamda, M. Kemal ve onun dava arkadaşları bağımsızlık meşalesini yakarak "YA İSTİKLAL YA ÖLÜM" parolası ile aydınlığa giden yolu aralamışlardır.
Böylece Türk milleti yeniden uyanış ve diriliş hareketi ile bütün cephelerde canını siper ederek direnişe geçmiştir.
"YOL ONUN VARLIK ONUN, GERİSİ HEP ANGARYA.
YÜZ ÜSTÜ ÇOK SÜRÜNDÜN, AYAĞA KALK SAKARYA". Necip Fazıl ın Sakarya şiirindeki bu ifadesiyle şahlanan Türk Ordusu, yunan kuvvetlerini durdurmuş, 1683
2.ci Viyana'dan beri çekilmekte olan Türk milletinin makus talihini değiştirmiştir.
Geri çekilen Yunan kuvvetleri önceden hazırlanmış oldukları mevzileri güçlendirerek savunma hattı oluşturdular. Bu hattı gezen bir İngiliz Generali, "Türkler bu savunma hattını altı ayda aşarlarsa bir günde aştık diye övünsünler" demiştir.
Türk milletinin kararı ise kesinlikle düşmanı yurttan atmaktı. Bunu yapabilmek için de Ordusunu güçlendirmesi gerekiyordu. Çünkü tüm gücümüzü Sakarya'da kullanmıştık.
20 Temmuz 1922 de M. Kemal in Başkomutanlık yetkisi süresiz olarak uzatılmış, Doğu ve Güney cephelerindeki askeri birlikler batı cephesine kaydırılmış ve M. Kemal Ordusuna "Savaşa hazır ol" emrini vermiştir.
26 Ağustos sabahı Türk Ordusu taarruza geçmiş, iki saat içinde yunan savunma hattını parçalamıştır. 26 Ağustos sabahı Türk topçusu atışa başladığı zaman Gazi Mustafa Kemal:
"Ya Rabbi, Sen Türk Ordusunu muzaffer eyle. Türklüğün, Müslümanlığın düşman ayakları altında, esaret zincirinde kalmasına müsaade etme" diye dua etmiştir.
30 Ağustos günü yunan ordusu Dumlupınar’da Murat dağının kuzeyinde Kızıltaş vadisinde çember içine alınmış, Ordunun başına geçen M. Kemal savaşı idare etmiş, Yunan kuvvetleri yok edilmiştir.
31 Ağustos günü sabahı Çalköy de M. Kemal Paşa, Fevzi Paşa, İsmet Paşa ve 1.Ordu Komutanı Nurettin Paşa öküz arabası ile Kızıltaş vadisine geldiler. Durumu gözden geçirdiler. M. Kemal ellerini açarak şehitlerimize Fatiha okuduktan sonra "Ya Rab bana suç yazma. Beni ölenlerden sorumlu tutma. Yunanlılar Yurduma girdi. Milletimizin namusuna saldırdılar. Türklüğü ve Sana inanan, dua eden müslümanlığı yok etmek istediler. Yurdumu kurtarmak için bu saldırıyı yaptık. Türk milletinin kurtuluş savaşında dökülen kanlarından dolayı beni affet" diye dua etmiştir.
1 Eylül günü "Ordular ilk hedefiniz Akdenizdir ileri!" emrini vermiş, on gün içinde 500 km lik mesafe savaşılarak ve yaya olarak katedilerek 9 Eylül günü Fahrettin Paşa komutasındaki Süvarilerimiz İzmir'e girerek, Yunan'ı denize dökmüştür.
Dünya Tarihçileri Büyük Taarruz için"Türkler Mohaç meydan muharebesinden sonra, yine parlak bir imha muharebesini kazandılar " ifadesini kullandılar.
Türk Tarihine Altın harflerle yazılan zaferin çok önemli siyasi ve askeri sonuçları olmuştur. 30 Ağustos Zaferi, Yunan kılığındaki son haçlı seferinin Anadolu’da tarihe gömülüşüdür. Türk milleti, devleti, Ordusu, M. Kemal i ve Onun kahraman askerleri ile, tarihin en inanılmaz zaferinin kazanıldığı, Türk için hazırlanan tabutun, Pakistan devletinin kurucu lideri Muhammed Ali Cinnah'ın deyimi ile"CENAZE TÖRENİNE HAZIRLANANLARIN BAŞINA GEÇİRİLDİĞİ GÜNDÜR ".
30 Ağustos zaferini bize armağan eden kahramanlıklarla dolu tarihimiz, yeni bir çığır açan Bayrağımız, korkusuzluğun, Vatanseverliğin bir efsanesi, bir destanı olmuşlardır. Bu kutsal gün ve tarihi gün vesileyle milletçe başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, dava arkadaşlarını ve aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, hatıraları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyor, şükranlarımı sunuyorum. RUHLARI ŞAD OLSUN.
(Saygılarımla)
30 Ağustos 2025
Enver KABUL