16761,58%0,39
43,88% 0,04
51,83% 0,05
7306,85% 0,57
11819,10% -0,22
ERZURUM – OLTU
Doğa Gönüllüleri, Oltu Çayı’nda alabalık popülasyonunu yeniden canlandırmak amacıyla kırmızı pullu alabalık bırakma çalışması gerçekleştirdi. Gönüllülerin ve vatandaşların desteğiyle yapılan bu çalışma, ilçede sevinçle karşılanırken, çayın uzun süredir yaşadığı kirlilik sorunu yeniden gündemin ilk sıralarına taşındı.
Oltu Çayı’nın yalnızca bir su kaynağı olmadığına dikkat çeken çevre gönüllüleri, “Bu çay ilçemizin nefesi, çocuklarımızın hatırası, toprağımızın bereketidir. Çay kirlenince yalnız su değil, geleceğimiz de kirleniyor” diyerek çağrıda bulundu.
Son yıllarda çayda sıkça görülen köpürme, kötü koku ve renk değişimleri vatandaşların endişesini artırıyor. Bölge halkı bu belirtilerin doğal bir durum gibi görülmemesi gerektiğini vurgularken, uzmanların da sıkça işaret ettiği üzere bu tür değişimler çoğu zaman organik atık, kimyasal karışım ve evsel/ahır kaynaklı kirlilik ile ilişkilendiriliyor.
Alabalığın azalmasının ve bazı bölgelerde tamamen kaybolmasının en büyük nedenlerinden birinin çaya karışan kirli atıklar olduğunu belirten gönüllüler, balıklandırma çalışmalarının tek başına yeterli olmayacağını ifade ediyor:
“Balık suyun içinde yaşar. Su zehir olursa balık da yaşamaz. Bugün tonlarca balık bıraksanız bile su temiz değilse yaşama şansı yoktur. Önce suyu yaşatmak gerekir ki balık da yaşasın.”
Gönüllülerin ve vatandaşların dile getirdiği bir diğer önemli başlık ise özellikle Narman yönündeki bazı köylerden derelere bırakıldığı öne sürülen ahır atıkları, gübre karışımları ve pis sular. “Nasıl olsa akar gider” anlayışıyla dere yataklarına verilen atıkların, ilçenin içinden geçen çayda ciddi kirlilik ve koku oluşturduğu belirtiliyor.
Çağrılarını net bir dille sürdüren çevre savunucuları, konunun yalnızca çevre hassasiyeti değil, aynı zamanda bir hak meselesi olduğuna dikkat çekiyor:
“Suyun hakkı var, doğanın hakkı var, bu ilçede yaşayan herkesin hakkı var. Oltu Çayı’na kirli ve zehirli madde atılmasın. Ahır atıkları, pis sular ve kimyasallar derelere salınmasın.”
Çalışma kapsamında, Oltu Çayı’na bağlı farklı bir akarsudan getirilen kırmızı pullu alabalıkların serin ve uygun bölgelere bırakıldığı bildirildi. Gönüllüler, bu tür çalışmaların düzenli izleme ve koruma tedbirleriyle desteklenmesi halinde çay ekosisteminin güçlenebileceğini söylüyor.
Vatandaşlar ise Oltu Çayı’nın eski günlerine dönmesini istiyor:
“Su temiz kalırsa alabalık geri gelir. Su temiz kalırsa çocuklarımız da bu çayın başında korkmadan, kokmadan, utanmadan büyür.”
Oltu’da umut veren balık bırakma çalışması, bir yandan doğaya sahip çıkma iradesini gösterirken, diğer yandan “kalıcı çözüm” için kirliliğin kaynağında önlenmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.
Bayram Şahin ARPA

